Sele pınarı
Anlamı:
selle (Arapça): 1- koyun, keçi sürüsü; 2-sele, sepet. (Ferit Devellioğlu, Ansiklopedik Osmanlıca Türkçe Lugat, s. 933)
Sele Punarı'nın ismi bu iki anlamdan birisiyle alakalı olmalı. Bana birinci anlam yakın gibi görünüyor.


KİMSE DESTEKCİ DEĞİL SANIRIM
yakup bey desteğinizi beklemiyordum ama hoş bi davranış en azından benim gibi düşünen birinin daha varlığından emin oldum. görüyorum kii kimse sizin kadar duyarlı değil sanırım.hem zaten böyle olursa bir kaç seneye kalmaz köy şenliği denen eğlencede kalmaz. ama keşke kültürümüzü bu konuda az daha geliştirebilsek :(((
ibrahim beyy
sitemizde yayınlanan yazıların yada yorumların sayfalanması gibi bi ihtimal varsa çok güzel olur çünkü geçmişe bakıpta neler yazılmış yorumlanmış görememekteyiz. eğer bunu sayfa sayfa haline getirebilirseniz iki gün önce neler konuşulmuş çok rahat öğrenebiliriz. bu konuda sıkıntımız var.
yanda son gönderilenler
yanda son gönderilenler linkinden tüm gönderilmiş olanlara ulaşabilirsiniz.
bazı teknik sorunlardan dolayı sayfalama yapamıyorum. en kısa sürede çözeceği bu sorunu.
Gözel Oluğu
Adından da anlaşılacağı üzere "güzel(ler)in oluğu". Hacıhasan Dağına çıkarken ilk önce Guruoğlangilin pınarıyla karşılaşılır. Rampayı yoldan çıkıp düzlüğe gelindiğinde ormanın içine giden ana yoldan (çünkü bu yol bükcük yaylası, aşağı yayla, yukarı yayla, kireçlik gaşı devam eder) sağa sapıldığında yaklaşık ikiyüz metre içerideki pınar ve çimenlik, tam düz olmasa da engebeli bir alanın bulunduğu yerdir. Küçüklüğümüzde, (80'li yılların başları) burada çevre köylerin (örneğin Yerkuyu) okulları anlaşıp, dönem sonuna yakın bir gün (mayıs ayı olmalı) traktörle bütün Hacıhasan köyü okulu öğrencileri buraya taşınır, diğer köyün okulunun çocuklarıyla buluşur, piknik yapar, birbiriyle tanışır, kaynaşır, köyler arasında futbol müsabakaları yapılırdı. Kale, Cendere, Bükcük köyleriyle bizim köyün Ilgaz'da okuyan gençlerinin yaptığı futbol maçları ise karnelerin alındığı gün Cendere ile Bükcük köylerinin arasında kalan ORTAÇAYIR mevkiinde yapılırdı. İbrahim buralarda çekildiğimiz fotoğraflar bilmiyorum kimlerdedir? Bilhassa İsmaillerde (Bülbülün,Hatemin,Cınığın, Gıcıgilin)bu resimlerden olması lazım. Ben de yok. Burada yazın akşam okul dönüşleri oynadığımız uzun eşek oyunu geliyor aklıma. Yine Sarayin tarlasında oynadığımız ve bugüne kadar köyümüzden başka bir yerde duymadığım "YILDUZ METİ" oyununu unutamam. Bozoğlan'ın İbrahim iyi hatırlar o günleri. Çünkü bir tek onu hatırlıyorum bu oyundan. Yıldız meti hatırlayabildiğim kadarıyla şöyle oynanıyordu. Düzlük bir alana bir kazık çakılıyor, kazığın tepesine met(iki karış enindeki çubuk) konup çomakla vuruluyor, ne kadar uzağa giderse, o mete vuran kişinin diğerlerine göre avantajı oluyordu. Yine bu kazığın tepesine yerleştirilen bir merteğin kendi ekseni etrafında daire çizerek havada döndürülmesiyle (tabi merteğin iki ucunda havada adeta uçarak ilerleyen biz köy çocukları asılıyız) oynanan oyunlarımız da vardı. Büyüklerimizin bunları daha iyi bildiğine eminim.
Çayırlar demişken bir de DANA ÇAYIRI var ki orada da adı üstünde dana ve kömüş yayılırdı. Çünkü sığırla dananın ayrı ayrı otlakları vardır ve birbirine karışmaz. Dana çayırı bayağı geniş bir alan. Gökçay'dan ötede KÖY TARLASI (sitede resmi görülen köprüden geçtikten sonra karşımıza gelen geniş tarla, sanırım köy tüzel kişiliğine ait ve her sene icara veriliyor)denilen yerin etrafında aşağıda ve ileride İnköylülerin tarlalarına ve Ilgaz Kastamonu yoluna, yine karşıda ve sağda Cendere köylülerin tarlalarıyla çevrili çayırlık. Burası da çok sulak. Birçok eşme (yerden kaynayan su gözesi) vardı. Bir çay ismi daha vardı köyümüz arazisinde ama tam adını hatırlayamıyorum. Çingen Çayı mıydı neydi?
Bu arada SUVAT ÇAYI (Suat ismiyle alakalı olabilir) diye bir isim de aklıma geliyor. Yerini bilenler vardır herhalde?
Gızamuklu Bük
Köyümüzden Ilgaz'a giden yolun Cendere Köyü ve Bükcük arazisiyle birleştiği yerdeki çayırın adı. Harman sürmek için eskiden beri sürekli kullanılıyor. Ayrıca eskiden düğün dernek güreş gibi sosyal etkinliklerde de kullanılırdı. Seksenli yıllarda yapılan bir düğün vesilesiyle (Deli Bayramgilin) birçok köyün ve konuğun katılımıyla düzenlenen güreşlerde ben de güreşmiştim. Kızamık çalılarıyla kaplı olduğundan, halen de öyle, bu adın verildiği kesindir.
Uzun Kavak
Köyümüzden Ilgaz'a giderken Hacıhasan-Sazak-Arpayeri yollarının kesiştiği yerde bulunan ve Kale'den gelen su nöbetlerinin beklemeleriyle meşhur pınar. Çünkü burası köfterenin başı. Bir de Tek Kavak denilen bir muhit vardı ama tam yerini söyleyemeyeceğim. Köyümüzün erkeklerinden olup da burada veya İrevür suyunda su nöbeti nedeniyle sabahlamayan, uykusuz geceler geçirmeyen hemen hemen yoktur heralde. Kale'den, Gökçay yoluyla gelen suyun köyümüzün arazisine dağıtımı halen Uzun Kavak'tan yapılıyor.
Köylümüzün Kale'lilerle olan su alma mücadelesi şu dörtlükte dile getirilmiştir:
Galelile garga,
Dizilmişle arga,
Yedikleri mısır,
Garıları gısır.
Not: Bu dörtlükten birileri rencide olursa kaldırılabilir.
İMLA KURALLARI !!!
yakup bey bu siteye ilkokul mezunuda katılıyor lise mezunuda üniversite mezunuda herkes sizin gibi edebiyatçı değil.burda amaç olan konuşulanların ve konuların içeriğinin önemidir. eğer burda imla hatası kelime kuralı cümle yapısı bozukluğu konuşacaksak, onun için ayrı bir sayfa açılsın orada konuşalım. bilmediklerimizi söylersiniz.
zeynep hanım'a cevap
Ne demek istediğinizi anlayabilmiş değilim. Sizi de tanımıyorum. Ama benim böyle bir kaygım yok. Sitede herkes istediği kadar imla hatası yaparak yazı yazabilir. Siz üzerinize neden alındınız anlamadım. Benim röportajımı kastediyorsanız o "Kırıkkale basınındaki yanlışlar"la ilgili. Bir yanlış anlaşılma durumu var sanırım. Siteyle alakası yok o dediklerimin. Lütfen ona yöre yorumlarınızı yaparsanız sevinirim. Hepimiz Hacıhasanlıyız ve elimizden geldiğince siteye içerik eklemeye çalışıyoruz. Yani aynı amaca hizmet ediyoruz. Saygılar...
KÖYÜMÜZ EĞLENCESİ İÇİNDE Bİ ÇÖZÜM LAZIM
madem köyümüz için herkes bir şey yapmak istiyor bunada yardımlarınız dokunsun sitemizde şu aralar çok hoş konulardan bahsetmekteyiz köyümüzde ki isimlerin nerden geldiği lakaplarımızın geçmişi ılgaz çankırı tosya tarihi vs vs ... ama bunlar kadar önemli olan bir konu daha var eğer buna da herkes bi açıklık getirirse çok güzel olacağına inanıyorum. önümüz yaz mevsimi ve eğlencelerin yavaş yavaş hazırlık bulduğu bi zamandayız ama. köyümüzün eğlenceleri geçmişe bakıp şöyle bir hatırladığımız zaman hiç de iç açıcı bir manzara görmemekteyiz. ben lafımı ortaya konuşuyorum kimse kırılmasın alınmasın isteyen kendine bir payda çıkarabilir. şenliklere aileden akrabaya kadar herkesin katılma ve eğlenme hakkı var ama öyle an geliyor ki kadınlarımız dedikodu için erkeklerimiz kendi halinde eğlenmek için hiç birlik beraberlik denen bir şey yok herkes bi çalı dibine oturmuş önüne yemek getirilmesini bekliyor en utanç tablosuda çoğu gelenlerin ellerinde poşetlerle evlerine pilav götürmek istemekleri. oysa adını eğlence diye koyduğumuz şey tamamen rezalet ve rezillik içinde oluyor. doğuda hala namus davası sürerken bir eğlencede ve bir düğünde kadın erkek omuz omuza halay çekebiliyor. ben ılgazda ki bir çok köy eğlencelerine gittim orada genci yaşlısı kadını erkeği hep birlikte el ele olup önce yemeklerini yediler sonra hep birlikte eğlenceye gittiler. ama bizim köyde bir tane bile bir kadının meydana çıkıp ne ailesi ile nede bi komşusu ile oynadığını gördüm madem hepimiz aynı köylüyüz uzaktan yakından bi akrabalığımız var neden dedikodusu olsun neden rahat bir şekilde oynamaya eğlenmeye hakkı yok . biliyorum bunu inkar edeceksiniz kabul etmeyeceksiniz ama bunu kabullenip değiştirmenin zamanı geldi diye düşünüyorum
SAYIN EFSANE ZEYNEP:
BEN ILGAZ HACIHASAN KÖYÜ DERNEK BAŞKANIYIM 1948 DOGUMLUYUM BU GÜNE KADAR BİZİM KÖYÜMÜZDE ANALARIMIZ,BACILARIMIZ NEDE EŞLERİMİZ ERKEKLERİN BULUNDUGU ORTAMDA OYNADIGINI YADA HALAY ÇEKTIKLERINI HİÇ GÖRMEDİM.DEKİ DEGİŞMEZMİ BİZLER SİZ GENÇLERİN TALEPETTİGİ ORTAMI SİZ GENÇLERLE SAGLAMAK İSTİYORUZ.PILAV GÜNÜNE GELİNCE NE KÖYLÜMÜZDEN NEDE DERNEK ÜYELERİNDEN (BAZI KİŞİLER HARİÇ)MADDİ VE MANEVİ DESTEK GÖREMİYORUZ.BU EGLENCEYİ DERNEGİMİZİNDE YAPABİLMESİ İÇİN MADDİ GÜCÜMÜZ YETERLİ DEGİLDİR.SAYGILARIMLA BAŞK AHMET ASLAN.
AHMET BEY,
sayın ahmet bey sizin kim olduğunu gayet iyi biliyorum. hatırlattığınız için de tşk ederim.köyümüzde üç beş kuruşun arkasına düşüp dernek parasını vermeyen insanların olduğunuda çok iyi biliyorum. ve işin en traji komik yanıda söylediklerimi başka manalara çekip kabul etmemeniz oldu.aslında ben sizin adınıza çok üzülüyorum o paraları toplamak için ne çabalar harcadığınızı da biliyorum. ama benim size anlatmak istediğimde kadın erkek aynı ortamda karışık oynamak değil. madem herşey bu kadar gizli kapaklı olmak zorunda kadınlar içinde özel bi yerin ayrılması lazım değilmi zaten ücretli bi yer tutun yada ayarlayın demiyorum hacıhasan dağına çıkıp eğlence düzenleniyorsa oralarda ne çok uzak ne çok yakın bir yer olabilir. neden sadece erkeklerin eğlendiği bir yer oluyor??? asıl amaçda eğlencelerin kısıtlanması olduğu gibi köy için bi eğlence düzenleniyorsa bu sizin yada bir kaç kişinin sırtına yüklenmemesi gerektiğidir. ben sizi desleklerken siz beni yanlış manalara çektiniz. ama hala ısrarla ve inatla bazı kişilerin evlerine poşetlerle pilav götürmelerini hiçbir şekilde destekci olmayıp köstek olanları şiddetle kınıyorum.
EFSANE ZEYNEP:
BEN DERNEGİMİZİN YAPMİŞ OLDUGU PİLAV GÜNLERİNDE HEP YUÖNETİMDEYDİM FAKAT SİZLERİNDE BELİRTTİGİ GİBİ POŞETLERLE EVLERE VE ANKARA,YA PİLAV GETİRİLDİ VE BUNA ENGEL OLAMADIK.BEN SİZLERİN GÖRÜŞÜNE KATILIYORUM FAKAT PİLAV GÜNÜMÜZE KATILDIYSANIZ BAZI OLAYLARI SİZDE GÖRMÜŞÜNÜZDÜR EGLENCE YERİNDE KADINLARIMIZ İÇİNDE BİR YER AYRILMASI DÜŞÜNCENİZ DOGRUDUR ÇUNKU PİLAV GÜNÜ VE EGLENCELERİMİZ YALNIZCA ERKEKLERE ÖZEL DEGİLDİR OLMAMALIDIRDA.SİZİNDE BELİRTTİGİNİZ GİBİ ÜYE AİDATLARINI NASİL VE NE ŞEKİLDE TOPLADIGIMIZI SİZLERDE BİLİYORSUNUZ BU TÜR EGLENCELERİMİZE HALKIMIZIN MADDİ VE MANEVİ KATKISI OLMALIDIR.SİZİN GİBİ DİNAMİK GENÇLERİMİZİ DERNEK YÖNETİMİDE GÖRMEK İSTİYORUZ SAYGILARIMLA. BAŞK AHMET ASLAN.
benim cevapladığım sizlerinde cevlamasını istediğim soru????
dernekte olmayı tabiki çok isteriz fakat köyümüzdeki insanların düşünce tarzlarını bildiğimiz için böyle bir şeyin öncülüğünü dernekteki çağdaş düşünen beylerin kız çocuklarının ve eşlerinin öncülük etmesi bizlerinde önümüzü açacaktır.ben ve benim gibilerin aile ve eşlerimize böyle bi açıklama getirdiğimizde kesinlikle onaylayacaklardır .fakat bize bi soru soracaklardır:soru: bunları yazan kişilerin dernekte kız çocukları ve eşleri dernekte görünüyormu . görünüyor ise neden ses getirmiyor diyeceklerdir. peki siz bu soruya ne cevap verirsiniz.
SAYIN EFSANE
DİŞARDAN TARİF ETMEK YOL GÖSTERMEK KOLAY SİZLEİN AİLESİ DERNEGİMİZİN ÜYESİMİ ÜYE İSE ŞİMDİYE KADAR FEDERASYONUMUZDA KADINKOLLARI VARDIR DEVAMLI TOPLANTI YADA GEZİ DÜZENLİYORLAR KENDİ ARALARINDA SEMİNERLER YAPIYORLAR NEDEN SİZLER KATILMIYORSUNUZ BİZ DERNEK YÖNETİMİNDEKİLER OLARAK EŞLERİMİZİ KIZLARIMIZI VE GELİNLERİMİZİ BU TÜR TOPLANTILARA GÖNDERİYORUZ SAYGILARIMLA BAŞK AHMET ASLAN.
sayın ahmet beyyy
sayın ahmet aslan sizden önceki yönetimde biz ve bizim gibi mağdurlar üy idi fakat düğünlerde ve cenazelerde ayrımcılık oldu. bu nedenle bir çok kişi üyelikten ayrıldı dolayısıyla bizim gibi kırgın olan köylülerimiz dernekle alakası kalmadı.şimdi bize dernekteki kollardan haberimizin olmadığını söylüyorsunuz. haberimiz olması için de bir şeyler yapılmıyor. bu site olmamış olsaydı bizler bu dernekten yapılanlardan nasıl haberimiz olacaktı.????? dernekteki faailiyetleriniz hacıhasanlıya ses getirmedi.aidatların toplanmadığından ve üyelerin olmadığından şikayet ediyorsunuz ama faaliyetlerden de kimsenin haberi olmuyorr ama telefon zinciri var sadece oda cenazelerde dervriye giriyor. cenazeleri ve düğünleri bildiriyorsunuz neden faaliyetlerinizi bildirmiyorsunuz.
birşeyler katın ki o zaman istemeye hakkınız olsun
zeynep hanım bu dediğinizde haklısınız. ama herşeyin ekonomik boyutu var. bunu da görmek gerekir. sms mesaj hizmetini herşey için kullanma şansımız yok. 1 yıl öncesine kadar 90 kuruştan 1 mesaj gönderirken bu sene başka bir yer bulduk şimdi 45 kuruşa gönderebiliyoruz mesajları. 100 üyemiz var. sadece onlara mesaj gönderebiliyoruz. ve bu da 9 lira para yapıyordu her mesaj için. bir üyeden 10 lirayı almak için edinilen masrafla birlikte çok maliyetli ediyor.
derneğimizin fonksiyonelliği konusunda ben de müzdaribim. "cenaze derneği" durumunda derneğimiz şu anda ama bunu aşmak için yöntemlerimiz kısıtlı ve kimse yöntem ileri sürmüyor. fazla yol alamıyoruz. dernek üyelerinin yaş ortalaması bir sorun. bir yaştan sonra insanlar yenilikler, yeni şeyler istemezler.
kırılmalar kısmına gelince. o bizim insanımızın bencilliklerinden kaynaklanıyor bir miktar. insanlar hata yapar. hata yapmam diyen yalan söyler. birisi memnun kalmadığı zaman kapıyı kapatıp gidiyor. düzeltmeye çalışmıyor. bu dernek bizim. başka dernek kuracak halimizde yok. bu bencilliği bir kenara atıp yanlış yapıldığı zaman "efendim yanlış yapıyorsun şöyle yapsan daha iyi olur" demeden ve muhatap insanında "tamam bir bakayım acaba yanlış yapmış mıyım?" diye düşünmeden bu iş olmaz. böyle "cenaze derneği" olmaya devam ederiz. boş zamanlarımızda ortak şeylerimiz için biraz zaman ayıralım. dernekte bişey olmasına gerek yok her durumda insan birşeyler katabilir. sorun onu ne katabilirm diye. bişeyler katınki o zaman istemeye hakkınız olsun.
bayanlarda dernek yönetimine alınsın
bayanlarda dernek yönetimine alınsın. bu işin erkeklere yıkmayalım. neden bayanlarda yapmasın? bu sayede katılımı ve sahiplenmeyi artırırız.
bir de eve pilav götürmek ayıp mıdır? ayıpsa insanlara söylemek gerekir. bunu bazılarımız şehir kültürü görmüştür bunu ayıp karşılar bazılarımız bunu ayıp karşılamaz ve götürür. aynen bazı şehirli adetlerinin köylerde ayıp karşılanması gibi. bunu kurallar veya duyurular yöntemiyle engelleriz.
çok haklısınız
Doğru söze ne denir. Bu konuda çok haklısınız gerçekten. Ancak bahsettiğiniz durum kültürle ilgili bir şey ve kültürün hemen değişmesi yıllarla olacak bir şey değil. Ama ümidimizi yitirmemek gerek. Şahsen ben gelecek için çok umutluyum.
desteğiniz için tşk ederim ama atladığınız yerler var
sizin adınıza çok sevindim ama ne yazıkki ben o kadar umutlu değilim hatta hiç umutlu değilim. ılgaz sadece yaşamak için tatil yapmak için çok harika bir yer ama asla geleceğimizdeki çocuklar için alt temelini sağlam oluşturulabilecek bir yer değil. çünkü bende bir ılgazlı olarak bunun acısını çok derinden yaşıyorum.
BÜYÜK EFSANE:
BEN 1968 YILINDA İSTANBUL;DA ÇALİŞTIM ASKERDEN GELDİKTEN SONRADA 1974 YILINDADA ANKARA;YA GELDİM TABİKİ BENİM MEMLEKETİMDE İŞ SAHASI OLSA NEDEN GURBETE ÇIKALIM ŞİMDİYE KADAR İŞYERİ AÇILMALARINA BAZI KİŞİLER ENGEL OLMUŞLARDİR MESELA ILGAZ ÇEVRESİNDE ARSA BULUNAMAMİŞTİR BULUNAN ARSALARADA ENGEL OLUNMUŞTUR SAYGILARIMLA BAŞK AHMET ASLAN.
Taşlık
Yeni Samallık'tan aşağıdaki Ilgaz'a giden yola yaya inerkenki patika yolun ismi. Heralde çok taşlı olduğu için bu isim verilmiş. Şimdi traktör de iniyor sanırım, yol genişletilmiş.
Bir de mezarlıktan suçıkan'a inen yolun sağına soluna da Taşlık deniliyordu yanlış hatırlamıyorsam.
Kara Mahmut
Bu da kişi adıyla alakalı bir yer ismi. Havusun Harmanından Düzkıra inerken dağ tarafındaki derenin hemen başlangıcındaki kısım. Hem muhit ismi hem de eskiden kocaman eşmesiyle suyu olan bir yerdi. Bu eşme zamanla kurudu. Sanırım 90'lı yıllara yakın. Orada bulunan meteriste çok akşam tavşan ve tilki bekledim. Şimdi bilmiyorum ama o zamanlar keklik sesleriyle çınlardı bu dereler. Şimdi eşmenin yeri bile belli değil. Kendi gitti ismi kaldı yadigâr... vesselam.
Bozyer
Sazmak-Gökçay-Düzkır ve İstanbul Yolu çizgisi dörtgeni arasında kalan, eskiden Sazmağın suyuyla sulanan verimli toprakları ve bağ bostanıyla yemyeşil bir ovaydı.
BOZYER
Burasını tam bilemedim. Sanırım ötegeçe ile mezarlık arasında kalan bir alanda yer alıyor. Değirmenönüde sınır komsusu mu oluyor..
Hakan YASLIKAYA
Bozyerin Bulunduğu Alan
Hakan Kardeşim, bu Bozyer dediğimiz yer Tosya Yolu üzerinde bulunan Gökçay Köprüsünü ve köprüden yukarı Danaçayırına doğru olan dik açıyı düşünürseniz o dik üçgenin içindeki kalan kısımlar. Yolun alt taraflarına da YARGAŞI deniyor. İbrahim al sana bir yer ismi daha. :)) Bitmez...
HARİTA KESİN ÇÖZÜM
Yakup artık "edebiyat" bitti :) Konuya İbrahim Harita ile son noktayı koydu..
Hakan YASLIKAYA
Sözün Bittiği Yer
Haklısın Hakan. Sözün bittiği yerdeyiz. Bir harita işi halletti. Herkes bu harita üzerinden köyün veya arazinin neresinin hangi adla anıldığını öğrenecek.
sözün bittiği yer ne
sözün bittiği yer ne demek hakan abi. ben "söz açılsın, yayılsın, katlansın diye o haritayı koyuyorum." yoksa çok zaman öncede haritayı koyar işi bitirirdik.
şunu istiyorum. ben bile o kadar senedir orada yaşadığım halde bazı yerlerin isimlerini unuttum. mesela dana çayırının altındaki arazinin adını hatırlayamadım. böyle yerleri insanlarımızın hatırlaması için bir ışık yakmak derdim.
umarım ışık olur.
hatırlamak isteyenler için http://www.ilgazhacihasan.com/harita
İBRAHİM BEYE.
İBRAHİM DANAÇAYİRİNİN ALTINDA GÖKÇAYIN İNKÖY TARAFİNDAKİ YERE İNKÖYOVASI DENİR.SAYGILARIMLA BAŞK AHMET ASLAN.
FAYDALI OLDU
Yaptığın bu çalışma faydalı oldu İbrahim kardeşim.. İlk mesajdada dediğim gibi benim az bilen yada köyüne seneden seneye ancak uğrayabilenlere mazisini veya geçmişteki yaşadıklarını anlatacak bir ışık yaktınki bu ışık bence güneş kadar bunu bilesin.
Hakan YASLIKAYA
Sazmak
Anlamı sazlıkla ilgili. Burası çok sulak olduğu için sazlarla kaplı bir bölgeymiş. Eskiden burası koskocaman doğal bir eşme idi ve buz gibi suyu fokur fokur kaynardı. Hatta suyu kesilmeden önce buradaki depodan köye su basılırdı. Kuruduktan sonra yeraltı sularına muhtaç kaldık. Suyunun soğukluğunu anlatmak için şu anlatacağım yeterlidir. Elinizi bu kaynayan suyun içinde beş saniye tutarsanız uyuşurdu. Küresel iklim değişikliğinin, kuraklığın, yeraltı sularının çekildiği seviyenin en iyi göstergesi bu olmalı. Haşuruğun Çayırı'nda da fokur fokur kaynayan eşmeler vardı. Oranın da suyu soğuktu ama Sazmağın suyu kadar değil. Hatta bu çayırdaki hendeklerin içinden alabalık tuttuğumu da hatırlıyorum. Çayırın tam ortasında kömüşlerin falan girdiği bir göl de vardı. Tabi biz de girerdik ara sıra. Hey gidi günler. Biz tarih olmuşuz haberimiz yok.
Golluca
Hakan Bey'in adını hatırlayamadığı, Sele Punarı'ndan Hacıhasan dağına doğru dikine uzanan derenin adıdır. Bu dere yukarıdan aşağıya çok sayıda ceviz ağacıyla kaplıdır ve ceviz toplama vakti köyün cazibe merkezi haline gelir.
YAKUP KARDEŞİM
Ya sana bişey itiraf etmem gerekirse "GOLLUCA" nın adını iki gündür düşünüyorum. Sağolasın be Yakup kardeşim. Yaşlanıyoz galiba...
Hakan YASLIKAYA
SELEPINARININ YERİ
SELEPINARI: Köyün Kuzaydoğusundaki bölgede kalıyor. Köyün ana ve büyük pınalarından birisi. Benim çoukluğumda ekin yıkamaya gidilirdi. Köyün tarihinde eskiköy denen yerdeki yerleşim yerinde yaşayanların kullandığı bir çeşme idi sanırım. Hakan YASLIKAYA