ILGAZHACIHASAN Çankırı Ilgaz Hacıhasan Köyü Buluşma Noktası



Annelerimizin öğrettikleri(biraz abartılı)

30 Oca 2009
Gonderen akın ahmet aslan

Canımız annelerimiz, bizi hayata hazırlamak için kendilerini feda eden, fedakar meleklerimiz. Neler öğretirler bize neler....

İyi yapılmış bir işi takdir etmeyi:
"Bana bakın, gidin birbirinizi dışarda gebertin, evi daha yeni temizledim!"

Duaların Gücünü:
"Yat kalk dua et ki baban dolap kapağının kırıldığını farketmedi..."

Zamana karşı yarışmayı:
"O oyuncaklarını 5 dakika içinde topla yoksa hepsini çöpe atarım!"

Mantıklı Düşünmeyi:
"Ben öyle diyorsam öyledir!"

İleri görüşlü olmayı:
"Çıkmadan önce temiz bi çamaşır giy, yolda Allah korusun kaza filan geçirirsen, kirli çamaşırla etrafa rezil olursun."

Hayatın trajikomik yanlarını:
"Sen daha gülmeye devam et, birazdan ben seni tam güldürücem!"

Hayatın çelişkilerle dolu olduğunu:
"Kapa çeneni ve çorbanı iç!"

Dayanıklı olmayı:
" O ıspanak bitene kadar sofradan kalkmak YOK!"

Abartmamayı:
"Sana 500 bin defa söyledim kirli ayakkabılarınla içeri girme diye!"

Davranış Psikolojisini:
"Babana çekeceğine biraz bana çekseydin ne olurdu ?"

Kıskanmayı:
"Dünyada senin annen baban gibi mükemmel bir aileye sahip olmayan, kaç milyon çocuk var biliyor musun?"

Sabırlı olmayı:
"Baban eve gelsin, sen görürsün''

Hakkımızı alacağımızı:
"Eve vardığımızda ben bilirim sana yapacağımı"

Diyalog kurmayı:
"Sana bir şey sorduğumda cevap ver!"
"Ne söyleyeyim anne?"
"Sus! Bana cevap verme!"

Olgun olmayı:
"Bu tabağın hepsini bitirmezsen asla büyüyemezsin."

Bilgeliği:
"Benim yaşıma gel de anlarsın o zaman."

Veeee... Adaleti:
"Bir gün senin de çocukların olacak.. İnşallah onlar da sana senin şimdi bana yaptıklarını yaparlar..."

Tags:

BİR HİKAYE

DERT AĞACI

Eski çiftlik evini tamir etmek için tuttuğum marangoz, işteki
ilk gününü zorlukla tamamlamıştı. Arabasının patlayan lastiği onun işe
bir saat geç gelmesine neden olmuş, elektrikli testeresi iflas etmiş
ve şimdi de eski püskü radyosu
çalışmayı reddetmişti. Onu evine götürürken yanımda adeta bir taş gibi
oturuyordu.

Evine ulaştığımızda beni, ailesiyle tanışmam için davet etti.
Eve doğru yürürken küçük bir ağacın önünde kısa bir süre durdu,
dalların uçlarına her iki
eliyle dokundu.Kapı açıldığında; adam şaşırtıcı bir şekilde değişti. Yanık yüzü
tebessümle kaplandı, iki küçük çocuğunu kucakladı ve eşine kocaman bir
öpücük verdi. Daha sonra beni arabaya yolcu etmeye geldiğinde; ağacın
yanından geçerken merakım daha da arttı ve ona eve giderken gördüğüm
olayı sordum. 'O,benim dert ağacım,' dedi. 'Elimde olmadan işimde bazı
sorunlar çıkıyor, a ma şundan eminim ki o
sorunlar, evime, eşime ve çocuklarma ait değil. Bunun için bu
sorunları her akşam eve
girerken o ağaca asıyorum. Sabahları tekrar onları oradan alıyorum.
Ama komik olan ne
biliyor musunuz?

Ertesi sabah onları almaya gittiğimde, astığım kadar çok olmadıklarını
görüyorum.

''ÖFKEYLE GEÇEN HER DAKİKAKIZ ,MUTLULUĞUNUZDAN ÇALINMIŞ 60 SANİYEDİR .....
DERTLERİNİZİ BİR DAHA GERİ ALMAMAK ÜZERE BİR YERLERE ASIN VE UNUTUN'
Emerson