SELAM SANA EY NEBİ
SELAM SANA EY NEBİ
Selam Sana Ey Nebi,
Getirdiğin Dini Cebimizde Sakladık
Sen ki cümle yetimliklerin elinden tuttun.
Ey sevgililer sevgilisi
Sensin canımızın billur kasesi
Ölüm ki vaktin göğsünde bir bıçak yarası
Sensin sonumuza sonsuzluk müjdesi
Sen alemlere rahmet iken,
Merhametini, tebessümünü, tesellini
Başkalarından sakındık.
Ey göğsünde yağmurları ağırlayan, ey yağmurlar yağmuru.
Sen kimseyi kimseden ayırmadan yağan yağmur iken
Senin merhametini daralttık.
Dağlara da selam verdiğini unuttuk.
Çölün kumlarının seninle sevindiğini hatırlayamadık.
Seni sevinçlerle taşımak varken çocuklarımıza,
Kendi yerimize koyduk seni; çatık kaşlı, anlayışsız,
hoşgörüsüz tablolar çizdik.
Senin önce çocukları sevdiğini,
önce minik kalpleri sevindirdiğini anlayamadık.
Senin hatırına, küçük kızların masum gülüşleri kuyuların karanlığına düşmekten kurtuldu.
Senin sözlerine tutunarak tattık anne-baba olmanın lezzetini.
Sen olmasaydın sonsuzluktan habersizdik; çocuklarımızı
hiçliğin kuyusuna atmak üzere doğuracaktık.
Sensiz ayrılıklara teselli aramak imkansızdı;
hep yokluk şüphesinin gölgesinde eriyiverecekti sevinçlerimiz.
Eziyet görmüş bir devenin gözyaşlarını ellerinle sildiğini hatırlayamadık, hatırlatmadık birbirimize
Sanki bu kadarı fazlaydı.
Bir gün bir çocuğun oyuna gelmediğini fark ettin.
Öğrendin ki kendisine alıştırdığı küçük kuşu ölüvermiş.
Kalktın, üzüntüsünden odasına kapanan
çocuğun kapısını araladın.
Kuşu öldüğü için teselli ettin.
Gül sözlerinle ötelerden çareler getirdin
minik kalbin hüzünlerine.
Küçümsemedin, önemsiz görmedin.
Ama biz şimdi büyük işler peşinde koşuyoruz.
Çocuklarımızın hasretlerini yok sayıyoruz,
onların küçücük sevinçlerini köreliyoruz.
İçimizdeki çocuk gülücüklerini çoktan söndürdük,
yüreğimizdeki yerlerini küçülttük.
Ölen kuşları da, kuşları ölen çocukları da dert
edinmediğimiz için senden özür diliyoruz ya Resul.
Sen kalbimize eşsiz şefkatinin kanatlarını dokundurur musun?
Hayallerimizi sürgün ettik
Tutamadık ellerinden yetimliklerin
Kendi benliğimizin karanlığında kaybolduk
Saçlarını okşayamadık çocuklarımızın
Ayağımız dolandı, ellerimiz boşta kaldı
Seni bulamadık ve hatta arayamadık
Sen bulur musun bizi?
alıntı

