| Başlık | Anlamı |
|---|---|
| eğdi |
çalı süpürgesi yapmak için kullanılan ucu eğri kesken alet |
| eğsi |
yarım yanmış odun parçası (s: eysi) |
| elciptan |
el çırpmaları için bebeklere söylenen söz. elleri çırpıp elciptan diye tempo tutulur. |
| entari |
basma kumaştan dikilen elbise |
| ERİK ALAÇAKIR: |
TAM OLMAMİŞ MEYVA |
| erinmek |
üşenmek, yapmak istememek, farklı söylenimleri: eringeç, eringen |
| ermeyipte ermiyesi |
gün görmeyesi |
| eşelek |
yere dökülen meyvelere denir. hatta meyveler için aşağılama amaçlı olarak kullanılmaktadır. |
| evlek |
oküzle, katırla ya da traktörle bir gidiş mesafesi uzunluğundaki tarla parçası. (hacıhasan da kullanılışı böyle benim tahminim) |
| EYLEK |
HAYVANLARIN ÖGLENLERİ DİNLENDİGİ YER BAŞK AHMET ASLAN. |
| eyseri |
çivi |
| eysiran |
teknede hamur karıştırmaya yarayan ucu üçgen şeklinde saplı metal alet |

